Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Eylül 2007 tarihli yazilar Eylül 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

Bir Penny Buldu...


Bir gün bir çocuk yolda yürürken pırıl pırıl parlayan bir penny bulur. Çok heyecanlanır. Çünkü hiç emek harcamadan bir penny’si olmuştur.
Bu deneyim , o günden sonraki yaşamıboyunca, onun; gözleri dört açılmış ve başı hep yere doðru bir þekilde yürümesine neden olur.
Tüm yaşamı boyunca 296 penny, 48 nikel, 19 çeyrek,2 yarım dolar ve bir tane de buruşuk kağıt 1 Dolar bulur. Hepsi toplam 13 Dolar 96 Cent tutarındadır Ve bu parayıhiç çaba harcamadan elde etmiþtir.
Ama……
Nefes kesen güzellikteki 31.369 günbatımını, 157 gökkuşağını, mavi gökyüzünde sürüklenen o beyaz bulutların güzelliğini; kuşların uçuşunu güneş ışığını ve gelip geçen insanların yüzlerindeki tebessümlerini kaçırmıştır....
Ann O’Nemouse’dan çeviren Doğugül Kan

Yaşlanıyoruz...



Bugün üniversite öğrencilerinin çoğunluğunu 1986 doğumlular ve daha küçükler oluşturuyor.

'Gençlik' onlara deniyor.

Onlar için "Soğuk Savaş" bir bilgisayar oyunu.

AIDS doğduklarından beri var.

CD doğduklarında vardı.

Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.

Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı...

Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar.

Küçük Emrah'ı, Emrah'ın gayrimeşru oğlu sanıyorlar.

Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu ve ona neden 'şeytan' dendiğini bilmiyorlar.

Kenan Evren onlar için tonton bir ressam "netekim".

Onlar için 'Çarli'nin Melekleri' ve 'Görevimiz Tehlike' sadece geçen senenin yeni vizyon filmleri.

Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler.

Pac-Man'i bilmezler.

Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.

Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan kumanda olmadan nasıl kanal değiştirileceğini bilmezler.

Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.

Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı dönemlerde dinozorların da yaşadığını düşünürler.

Dallas'ı sadece NBA maçlarından bilirler.

Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.

John Travolta'yı hep balık etli ve yuvarlak hatlı olarak gördüler ve onun nasıl olup da bir dans ilahı olabildiğini hayal bile edemezler.

Ve bizlerin de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl yaşayabildiğimize akıl erdiremezler...

Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim...

1.Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.

2. Artık dışarıda geçirilen bir gecenin ardından öğleden sonraya kadar uyumaya ihtiyacın var.

3. Arkadaşların bir bir "dede" oluyor.

4. Küçük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat oynayabildiklerine her zaman hayret ediyorsun.

5. Gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı sallıyorsun.

6. İşine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin hayatın.

7. Arkadaşlarınla her gün telefonda daha az vakit geçiriyorsun.

8. Zaman zaman arkadaşlarınla buluşup, beraber yaşadığınız komik anıları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yâd ediyorsun.

Ve...

Evet ... kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş

Y A Ş L A N I Y O R U Z !!!